Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi: (3)

Son dakika! Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi: (3)

Posted by

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, orman yangılarıyla mücadeleye ilişkin, “Yerli ve milli insansız hava aracı sayımızı 8’e, yangın söndürme uçaklarımızın sayısını 20’ye, helikopter sayımızı 55’e çıkartıyoruz.” dedi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından millete seslendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sadece milletin ne istediğine ne beklediğine ve ne talep ettiğine bakarak yönlerini belirleyeceklerini, bundan sonra da aynı şekilde istikamet tayin edip yola devam edeceklerini ifade etti.

Havaların ısınmasını beklemeden orman yangınlarıyla mücadeledeki altyapıyı güçlendirecek adımları attıklarını belirten Erdoğan, “Bu çerçevede yerli ve milli insansız hava aracı sayımızı 8’e, yangın söndürme uçaklarımızın sayısını 20’ye, helikopter sayımızı 55’e çıkartıyoruz.” dedi.

Hava araçlarının her seferdeki su atma kapasitesini geçen yıl 85 tondan 184 tona çıkardıklarını hatırlatan Erdoğan, filoya eklenecek yeni hava araçlarıyla bu kapasiteyi 278 tona yükselteceklerini bildirdi.

Yapay zeka uygulamalarını daha etkin şekilde kullanarak yangın riski ve seyrini yakından takip edecek bir sistemi de kurduklarını vurgulayan Erdoğan, “Eğitim verdiğimiz 100 bin vatandaşımızla orman yangınlarına müdahalede önemli bir gönüllü gücü oluşturuyoruz. Filomuza katılan yeni araçların ve uygulamaların ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” şeklinde konuştu.

“Bize düşen hedeflerimize doğru yürümeye devam etmek”

Türkiye’nin girdiği kalkınma ve büyüme sürecinde sıkıntılarla da karşılaşıldığını dile getiren Erdoğan, yaşanan sancıların bir kısmının yaşanan büyük dönüşümün, değişimin, hedef büyütme, seviye yükseltme iradesinin neticeleri olduğunu kaydetti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ülkemizin önüne kurulan tuzakları aşarken, ayağımıza takılan çelmelerin üzerinden atlarken, maruz kaldığımız saldırıları savuştururken yaşadığımız sıkıntılar da var. Türkiye hem tarihi hem coğrafi, böyle bir süreci asla rahat bırakılmayacak, kendi haline terk edilmeyecek hele hele kimi toplumlar gibi desteklenmeyecek iddiaya, vizyona, müktesebata sahip bir ülkedir. Bize düşen buna rağmen hedeflerimize doğru yürümeye devam etmek, mücadeleyi sürdürmek, başarmaktır.

Şayet biz geçmişte nicelerinin yaptığı gibi ülkemizin ayağına takılan prangalara, sırtına yüklenen kamburlara, başına sarılan dertlere rıza gösterip sadece günü kurtarma peşinde koşsaydık belki bu kadar hücuma maruz kalmazdık. Ama bu durumda da milletimizin karşısına alnı ak, başı dik, kalbi mutmain şekilde çıkarak 2023 hedeflerimizden, 2053 vizyonumuzdan söz edemezdik. Türkiye bugün eğitimden sağlığa, güvenlikten adalete, ulaştırmadan enerjiye, tarımdan şehirciliğe her alanda dünya ile yarışacak altyapıya sahipse bunu dayatmalara, boyun eğmeye değil, ısrarla kendi yolumuzda yürümeye borçluyuz. Türkiye bugün 81 vilayeti ve 84 milyon vatandaşıyla sanayiden savunmaya, istihdamdan sosyal güvenlik ve desteklere kadar her alanda kendine güveniyorsa bunu birilerinin ihsanına değil, kendi emeğimize ve gayretimizle borçluyuz. Türkiye bugün bölgesinde ve dünyada yaşanan her krizde, her gelişmede siyasi, diplomatik, askeri, istihbari olarak gözlerin döndüğü, tavrının beklendiği bir ülkeyse bunu sırtını sözde müttefik, fiiliyatta köstek güçlere yaslanmaya değil, kendi imkanlarına, kendi yüreğine, kendi bileğine borçludur.”

“Bugüne gelirken nelerle karşılaşmadık? Neler yaşamadık? Milletimizi siyasi ve sosyal kaos çıkarma denemeleri ile birbirine düşürmek istediler.” ifadesini kullanan Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik hançerler ve nice gizli açık oyunlarla tökezletilmeye çalışıldığını kaydetti.

Erdoğan, “Devletimize PKK’dan FETÖ ve DEAŞ’a kadar ne kadar terör örgütü varsa hepsini de üzerimize salarak diz çöktürmeye kalktılar. Ekonomimizi kur, faiz, enflasyon şer üçgenine hapsederek bizi aşımızla, işimizle, evlatlarımızın geleceğiyle tehdit ettiler. Bu oyunların hepsini de bozduk.” diye konuştu.

Son 3 yıldır ekonomide yaşanan dalgalanmalarla Türkiye gemisinin belki biraz sarsıldığını ama asıl amaca ulaşılamadığını belirten Erdoğan, serbest piyasa kurallarıyla, küresel ekonomi düzenlemeleriyle, ahlakla, vicdanla ilgisi olmayan her saldırının gereken tedbirler alınarak, savunma mekanizmaları kurularak, sızıntılar engellenerek bertaraf edildiğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yılın son aylarında yaşanan kur dalgalanmasının önüne de bu şekilde geçtiklerini vurguladı.

“Her şikayete, derde, talebe kulağımız da gönlümüz de açık olacak”

Ortaya çıkan yüksek enflasyondan ve hayat pahalılığından milleti koruyacak adımları da birer birer attıklarını ifade eden Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına kadar, çalışanların gelirlerinde yaptığımız artışlar bu adımlardan biridir. Enflasyondaki belli bir döneme mahsus arızi yükselişin kamburunu maalesef bir müddet sırtımızda taşımak mecburiyetinde kalacağız. İnşallah her yeni ayın bir öncekinden daha iyi olduğunu göreceğimiz bir döneme girdik. Tabii bu süreçte vatandaşlarımızın dile getireceği her şikayete, her derde, her talebe kulağımız da gönlümüz de sonuna kadar açık olacak.

Devletimizin tüm imkanlarını insanlarımızın emrine verdik, vermeyi sürdüreceğiz. Hep söylediğimiz gibi 20 yıldır bu ülkenin ve bu milletin asırlık meselelerini nasıl biz çözdüysek, bugünkü sıkıntıların üstesinden de yine biz geleceğiz.”

Erdoğan, Türkiye’yi yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla büyüterek vatandaşların müreffeh, ülkeyi mamur ve devleti güçlü hale getirme sözlerini tutmanın boyunlarının borcu olduğunu söyledi.

“Her şeyin anahtarı işte bu ahittir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Milletimize verdiğimiz her sözü tuttuğumuz gibi büyük ve güçlü Türkiye’yi inşa ederek diğer hedeflerimizle birlikte enflasyonu indirme, hayat pahalılığını yenme vaadimizi de yerine getireceğiz. Yeter ki bir olalım, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım, hep birlikte Türkiye olalım. Her şeyin anahtarı işte bu ahittir.” diye konuştu.

Bunun, diğer her türlü ayrımın, her türlü rekabetin, her türlü önceliğin üzerinde bir mesele olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Kendimizin ve evlatlarımızın geleceği için bu hususa diğer her şeyden fazla hassasiyet göstermemiz, sahip çıkmamız şarttır. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi sıkı tuttuğumuzda Allah’ın izniyle ne terör örgütleri ne ekonomik tetikçiler ne siyasi muhterisler bu ülkeye de bu millete de zarar veremez.

Bölünürsek, birbirimize düşersek istiklalimizin ve istikbalimizin sembollerine canımız pahasına sahip çıkmazsak, o zaman halimiz haraptır. Son dönemde kimileri siyasi ve sosyal hassasiyetleri kaşıyarak, kimileri ekonomik sıkıntıların sebeplerini ve sonuçlarını çarpıtarak, kimileri milli ve manevi değerlerimize saldırarak Türkiye’nin bu büyük gücüne saldırıyor. Bugüne kadar başaramadılar, inşallah bundan sonra da başaramayacaklar.”

(Bitti)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.