Lüks mobilyacının gözü İran’da

Posted by

Leyla İLHAN

Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan’ın geçen hafta İran’ı ziyareti etmesi ve iki ülke arasındaki ticaretin 7,7 milyardan 30 milyar dolara çıkaracaklarını açıklaması 5 yıldır kapalı olan pazarın yeniden mobilya ihracatına açılması için sektöre umut verdi.

İran’ın 12 Temmuz 2018’de uygulamaya başladığı ithalat yasaklarıyla birlikte Türkiye’den komşu ülkeye yapılan mobilya ihracatında gerilemeler yaşanmıştı. Pazarın yeniden açılmasıyla Türkiye’den İran’a özellikle lüks mobilya ihracatı yapılacağı belirtiliyor. İhracatın başlamasıyla Türkiye’den İran’a her yıl en az 250 milyon dolarlık mobilya satışı olacağı ifade ediliyor. Böylece hem Suudi Arabistan hem de İran gibi iki pazarın yeniden açılmasıyla sektörün bu yılın 6 milyar dolar, gelecek yıl için hedeflediği 10 milyar dolarlık ihracat hedefine büyük sağlaması bekleniyor.

“Yılın son çeyreğinde açılırsa fırsat olur”

İran pazarındaki hedefleriyle ilgili konuşan Mobilya Sanayi İş Adamları Derneği (MOBSAD) Başkanı Nuri Gürcan, “2016 yılında yasaklar kalkmış ve İran’a mobilya ihracatında ciddi bir ivme yakalamıştık. Ancak İran’ın 12 Temmuz 2018’de uygulamaya başladığı ithalat yasaklarıyla birlikte en çok ihracatın gerçekleştiği mobilya ihracatında da gerilemeler meydana geldi. Tercihli Ticaret Anlaşması’na göre tekstil, mobilya, sağlık, gıda ve kozmetik ürünlerin ithalatını yasakladı. Bu nedenle şu anda bu ülkeye ihracat yapamıyoruz. Eğer ihracat yapabilirsek minimum 250 milyon dolar ihracat yapma potansiyelimiz var” bilgisini verdi.

İran’ın şu anda alt segment mobilya üretiminde kendine yetecek kadar üretim yaptığını söyleyen Gürcan, “Gün geçtikçe de bu firmaların sayısı artıyor. Üst segment mobilya ki bizim asıl istediğimiz de bize katma değer üst segment mobilya satabilmek, işte yasakların kalkmasıyla birlikte bu ürünlerin ihracatını yapabilirsek hem kendi sektörümüz hem de ülke ekonomisi açısından büyük kazanç olur. Eğer yılın son çeyreğinde açılırsa 2023 yılı bizim için fırsat olabilir” dedi.

“El emeği mobilyada önemli”

Türkiye’nin mobilyada bu yıl 6 milyar dolar ihracat hedefi bulunduğunu dile getiren Gürcan, “2023 yılı için hedefimiz 10 milyar dolar. Bu yüzden Suudi Arabistan pazarı gibi İran pazarının da açılıyor olması bizi hedeflerimize bir adım daha yaklaştıracak. İran ve Suudi Arabistan pazarları bizim geleneksel pazarlarımız olmasının yanı sıra el emeği mobilyaya daha fazla rağbet gösterdiklerinin de altını çizmek gerekiyor” diye konuştu.

“İlk 5 pazar arasına girebilir”

MODOKO Başkanı Koray Çalışkan da üst segment salon ve yatak odası takımlarında Türkiye’nin İran’a ciddi bir ihracat gerçekleştirebileceğini vurguladı. Çalışkan, İran’ın aynı zamanda lojistik açısından da sektöre avantaj sağladığını söyleyerek, “İran’la aynı zamanda geçmiş yıllara uzanan ilişkilerimiz var. Birbirimizin kültürüne hakimiz. El işçiliği yüksek ürünlerde ciddi avantajımız var. Eğer yasaklar kalkarsa ilk 5 ülke arasında yerini alır” dedi.

“Kaliteli mobilyada istenilen seviyede değil”

Siyasi dengelerden dolayı 2018’de kapanan kapıların Türkiye’nin önemli bir pazarı kaybetmesine neden olduğuna dikkat çeken Art Desıgn Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Terzi, “İran’a halihazırda mobilya ihracatı yapılmıyor. Biz de bayilik üzerinden çok az miktarda ürün gönderebiliyoruz. Eğer ihracat gerçekleşirse ilk etapta minimumda 100 milyon dolarlık bir ihracat söz konusu. Üst segmentte salon ve yatak odası takımlarında ciddi bir ihracat gerçekleştirebiliriz. Özellikle İranlılar bizim gibi baştan aşağıya mekanı değiştiren markalarla çalışmak istiyorlar çünkü orada böyle firmalar yok” dedi.

Öte yandan İran’da Türkiye gibi güçlü bir mobilya üretimi olduğunu vurgulayan Terzi, “Ancak bizim gibi el yapımı ve kaliteli mobilya üretiminde istenilen seviyede değiller. Bir de yasaklardan dolayı dünya pazarına açılamıyorlar. İç pazarda da farklı ürün gamları söz konusu değil. Bu yüzden üst segment mobilya konusunda avantajımız var. Eğer bu yasaklar kalkarsa İran’a ciddi bir mobilya ihracatı gerçekleştirebiliriz. Çünkü Libya, Suudi Arabistan, Irak ve İran bunlar bizim geleneksel pazarlarımız. Lojistik konusunda da avantajlarımız var. Suudi Arabistan’dan sonra İran pazarının da bir an önce açılması şart” yorumunda bulundu.

“İran pazarına güçlü giriş yapabiliriz”

İran pazarını değerlendiren Mobilya Dernekleri Federasyonu (MOSFED) Başkanı Ahmet Güleç, “İran’daher sektörde olduğu gibi mobilya sektöründe de yoğun bir teknoloji açığı var. Bunun dışında kalite anlamında da ürünlerimizin İran pazarının üzerinde olduğunu düşünüyorum. Bu sebeple ihracatın önündeki engeller kalktığı vakit biz gerek tasarım gücümüzle, gerek yüksek teknolojimizle gerek kalitemizle, gerekse üretim bandındaki verimliliğimizle İran pazarına güçlü bir giriş yapabileceğimizi düşünüyorum” dedi.

Tüketici alışkanlıkları incelendiğinde İran’da klasik mobilyanın yoğun bir şekilde talep edildiğini de ifade eden Güleç, “Bununla birlikte modern mobilya üretiminin de giderek yaygınlaştığını görüyoruz. İran’da evler genelde yüksek metrekareli yapılmakta ve klasik mobilyaların bulunduğu alanda misafir ağırlanırken modern ve rahat mobilyaların olduğu alanlarda ise günlük yaşamın sürdürüldüğü gözlenmekte. Dolayısıyla İran Hükümetinin mobilya sektörüne yönelik korumacı politikaları son bulursa bu durum hem klasik mobilya üreticilerimiz için hem de modern mobilya üreticilerimiz için önemli bir avantaj oluşturacak; fakat mevcut durumda İran mobilya tüketiminin yaklaşık yaklaşık 90-95’ini kendi üretimiyle karşılamakta. 2021 yılında ithalatın tüketime oranı yüzde 6,4 olurken bu ithalatın yüzde 52’si Çin, yüzde 16’sı Birleşik Arap Emirlikleri, yüzde 15’i Türkiye, yüzde 7’si İtalya ve yüzde 4’ü Almanya tarafından gerçekleştirildi” bilgisini verdi.

İranlı mobilyacılar Türkiye’de üretimi araştırıyor

Koray Çalışkan, Türkiye’nin halihazırda İran’a mobilya ihracatı yapmadığını ancak İran’dan MDF gibi ham madde ithalatı yaptığını belirterek şunları söyledi: “Ham madde ithalatı yapıp bunu mobilyaya yani katma değerli hale getirip ihraç etmemiz doğru bir hamle olacak. Ancak şöyle bir parantez açmakta da yarar var. Geçtiğimiz yıllarda İran Türkiye’ye gelip Kayseri gibi Türkiye’nin mobilya üssü yerlerini inceleyip fizibilite çalışmalarında bulundular. Bizim burada know-how’u korumamız gerekiyor.”

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.